Niğde nedir?

İlin Kimliği

Yüzölçümü Nüfusu İlçeleri

: 6485 km 2 : 305.861

: Merkez, Altunhisar, Bor, Çamardı, Çiftlik, Ulukışlaniğde

Türkiye’nin elma bahçesi (ambarı) olarak tanınan ili. Niğde ili, İç Anadolu’nun Orta Kızılırmak bölümünde; Nevşehir, Kayseri, Adana, İçel (Mersin), Konya ve Aksaray illeri arasında yer alır. Trafik numarası51’dir. İsminin Menşei

Hititler devrinde Niğde bölgesi Nakita isimli bir yerleşme merkeziydi. Zayıf bir rivayete göre de Niğde ismi, ilk çağ isimlerinden Cadynadan gelmektedir. İslam müelliflerinin eserlerinde ise Niğde için Nekida, Nekide olarak bahsedilir. Bu kelime zamanla Nikede şeklinde telaffuz edilmiş, Selçuklular bu şehre Nigde (Niğde) ismini koymuşlardır.

Selçuklu Türkleri Niğde’yi feth ettiklerinde burası küçük bir köy idi.

Selçuklular bu köyü imar ederek, Selçuklu devrinin önemli bir askeri merkezi haline getirdiler. On üçüncü asrın ilk yarısında Türkiye’nin büyük şehirleri arasında yer alan Niğde, bilahare Konya, Kayseri ve Aksaray yanında ikinci dereceye düşerek ihtişamını kaybetti.

Tarihi

Niğde ilinin bilinen tarihi beş bin sene önceye dayanır. Eski çağlarda Niğde şehrinin bulunduğu yerde yerleşme merkezi yoktu. Hititler zamanında Niğde, Nahita isimli bir yerleşme merkeziydi. Hitit Devletinin yıkılışı ile bu bölge, M.Ö. 8. asırda Frikya Devletinin hakimiyeti altına girdi. Anadolu’da kurulan Frikya ve sonradan Lidya Devleti, yine iç karışıklıklar ve bölünme neticesi yıkılınca bu bölge Perslerin eline geçti.

M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Pers Devletini yenerek Anadolu ve İran’ı Makedonya İmparatorluğuna kattı. İskender’in ölümü üzerine bu geniş imparatorluk, komutanları arasında taksim edilince Anadolu, Selevkos Devletinin payına düştü. Niğde ve çevresi bir müddet Selevkosların elinde bulunduktan sonra Kapadokya Krallığının eline geçti. M.S. 1. asırda Kapadokya Krallığını Roma İmparatorluğu ilhak edince, Niğde ve çevresi Roma’nın hakimiyeti altına girdi. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, Niğde ve çevresi Anadolu’nun bir parçası olarak Doğu Roma

(Bizans)nın payına düştü.

Miladi 707 senesinde Emeviler devrinde Niğde ve çevresiİslam orduları tarafından feth edildi ve bölgeye Tavana ismi verildi. Emevilerin iç isyan, bölücü faaliyetler ve iktidar kavgaları sebebiyle zayıflaması üzerine Bizans, Niğde ve çevresini Müslümanlardan geri aldı.

1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu Fatihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah emrindeki Türk ordusu, bütün Anadolu gibi bu bölgeyi de Bizanslılardan alarak fethetti (1076). Sultan İkinci Kılıçarslan burasını yerleşme merkezi haline getirerek oğlu Melik Arslan Şaha verdi. Bundan sonra gelişmeye başlayan Niğde 13. asrın ilk yarısında Anadolu’nun büyük şehirlerinden biri haline geldi. Sultan İzzeddin Keykavus ve kardeşi Sultan Alaaddin Keykubat devrinde bu sultanların emriyle Niğde valisi olan Zeyneddin Beşare, şehri fevkalade bir şekilde imar etti. Bu tarihlerde Niğde Selçuklu Devletinin önemli bir askeri merkezi (üssü, ser-leşkeri) idi. Zaman zaman Selçuklu Sultanları Niğde’ye gelip bir müddet otururlardı.

1308 senesinde, Selçuklu Devleti yıkılarak ülke, pekçok beyliklere bölündü. İlhanlılar, Anadolu genel valileriyle bu bölgelerde hakimiyetlerini devam ettirmek istediler. İlhanlıların genel valisiyken Orta Anadolu’da istiklalini ilan eden Eretnaoğulları, Niğde ve çevresine de hakim oldular. Eretnaoğullarının Niğde valisi olan Sungur, Niğde’yi geniş ölçüde imar etti.

Tancalı Arap Seyyahı İbn-Battuta 1333’te Niğde’yi ziyaret etmiş ve eserinde Niğde’yi büyük bir şehir olarak tasvir etmiştir.

Eretnaoğulları ile Karamanoğulları arasında Niğde ve çevresi ihtilaf konusu oldu. Eretnaoğullarının yerine geçen Kadı Burhaneddin ile Karamanoğulları arasında Niğde ve çevresi için çekişme devam etti. Kadı Burhaneddin’in vefatından sonra bölgeye kesin olarak Karamanoğulları hakim oldular. Karamanoğulları zamanında da (1365-1476) Niğde gelişmeye devam etti. Niğde, 1341-1365 arasında Eretnaoğulları ve 1365-1476 seneleri arasında Karamanoğulları idaresinde kalmıştır.

Sultan yıldırım Bayezid Han, Niğde ve çevresini alıp Karamanoğulları beyliğini ortadan kaldırdı. Yıldırım Bayezid’in Timur’a 1402 Ankara Savaşında yenilişinden sonra, Osmanlıların büyük gayretleriyle kurulan Anadolu birliği ortadan kalktı. Birçok Anadolu beyliği gibi Karamanoğulları Beyliği de tekrar kurularak Niğde’yi ele geçirdi.

1419’da Mısır Memluk Sultanı Müeyyed’in oğlu İbrahim, Niğde’yi aldıysa da muhafaza edemedi ve Niğde yeniden Karamanoğullarının eline geçti. Niğde ve çevresi, 1470’te Fatih Sultan Mehmed Han devrinde kesin olarak Osmanlı Devletine katıldı. Osmanlı Devletini yıkmayı ihtiras derecesinde gaye edinen Akkoyunlular ve Karamanoğulları, ittifak ederek Niğde topraklarına girdiler. Fatih Sultan Mehmed Hanın oğlu Şehzade Mustafa tarafından büyük bir yenilgiye uğratılıp, doğuya sürüldüler. Aynı sene İshak Paşa, Niğde’yi Karamanoğullarından geri alarak, Karamanoğulları Beyliğini kesin bir şekilde tarihten sildi. Böylece Anadolu, Osmanlı idaresinde Fırat veToroslara kadar birleşti.

Osmanlılar devrinde Niğde, 17. asırda Karaman Beylerbeyliğinin yedi sancağından biri idi. Yirminci asır başlarında ise Niğde, Konya eyaletinin beş sancağından biriydi. Yedi kazası vardı.

Osmanlı devrinde Niğde, zaman zaman isyanlara ve çatışmalara sahne oldu, bundan zarar gördü ve göçler başladı. Kayseri ve Konya gelişirken, Niğde iç isyanlarla ikinci derecede bir şehir durumuna düştü. İsyan eden Abaza Mehmed Paşa, Niğde’yi yağma etti. Düşman istilası görmemiş bir ilimiz olan Niğde cumhuriyet devrinde (1923) il merkezi oldu.

1932’de Niğde’den demiryolu geçerek Ankara-Kayseri istikametinden gelen hat, Konya ve Adana istikametine giden hat üzerinde bir istasyon oldu. Niğde’nin güneyinde Ulukışla’da demiryolu ikiye ayrılmakta biri batıya Ereğli-Karaman-Konya’ya; diğeri de güneydoğuya Adana ve Mersin’e gitmektedir. Fiziki Yapı

Niğde ili genel olarak bir (bozkır) görünümündedir. İl topraklarının % 29’u dağlardan, % 41’i platolardan ve 30’u ovalardan ibarettir.

Dağları: İl topraklarının güney ve güneydoğu kısımlarını Toros Dağları ve uzantıları kaplar. Güneydeki dağlara "Bolkar Dağları" denir. En yüksek yeri Medetsiz Tepe 3520 metredir. Aladağlar Niğde-Adana il sınırında bulunur. Demirkazık Tepesi 3374 m olup, ilin en yüksek yeridir. Aladağların batısında Pozantı (Kırkpınar) Dağı bulunur. En yüksek yeri 2703 metredir. Melendiz Dağlarının en yüksek yeri olan Hasan Dağı 3253 metredir. Melendiz Dağlarının yamaçları ile güneydoğudaki platolar bitki örtüsü bakımından zengindir. Ayrıca Kırkpınar Dağı (2689 m), Karıncalıdağ (2121 m) yüksek yerlerindendir. Büyük ve Küçük Hasan Dağları volkanik dağlardır.

Ovaları: Niğde ova bakımından zengin sayılır. Misli,Bor ve Melendiz ovalarında tahıl ekimi yapılır. Akarsuları: İlin en önemli akarsuyu Melendiz Çayı (Uluırmak)’dır. Melendiz Dağlarından çıkarak Aksaray Ovasını sular ve Tuz Gölüne dökülür. Uzandı Deresi, Bor ve Niğde ovalarını sular. (Ecemiş) Görgün Çayı, Seyhan baraj Gölüne dökülür. Ulukışla (Çaltı) Suyu, Karasu (Niğde) Suyu diğer akarsularıdır.

Gölleri: Kartal Gölü, Öküz Gölü, Uyuz Gölü, Acıgöl ve bazı küçük çöküntü gölleriyle 3 baraj gölü vardır. Gebre Barajı Gölü; Uzandı Deresi üzerinde kurulmuştur. 350 milyon m 3 su biriktirir ve sulamada kullanılır. Gümüşler Baraj Gölü; Gümüşler Deresi üzerinde kurulmuştur. Akkaya Baraj Gölü: Tabakhane Deresi üzerinde kurulmuştur.

İklim ve Bitki Örtüsü

İklimi: Niğde ilinde sert kara iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. Senenin 100 günü 0°C’nin altında seyreder. Senede 15 gün kar yağışlı geçip, ekseriya toprak 30 gün 30 cm karla örtülü kalır. Yazın 30 gün sıcaklık +30°C’nin üstünde geçer. Yıllık yağış ortalaması 350 mm civarındadır.

Bitki örtüsü: İl toprakları genel olarak bozkır görünümündedir. Orman varlığı çok azdır. İl topraklarının % 1,7’sini teşkil eder, fundalıklarla birlikte yüzde 3’e yükselir. İl topraklarının % 50’si ekili-dikili alanlar olup, buğday tarlaları, elma bahçeleri ve üzüm bağlarından; % 37’si çayır ve mer’alardan ibarettir. Geri kalanını ise, ekime müsait olmayan topraklar teşkil eder.

Ekonomi

Niğde ilinin ekonomisi tarıma dayanır. Faal nüfusun % 70’i tarımla geçinir. Sanayileşme son senelerde gelişmeye başlamıştır.

Tarım: Niğde ili Anadolu’nun buğday ambarı sayılan 10 il arasında yer alır. Türkiye’de en çok elma bu ilde yetişir. Bunlara ilaveten baklagiller, ayçiçeği, patates, buğday, arpa, çavdar, fasulye, nohut, sarmısak ve şekerpancarı da yetişir.

Sebzecilik önemli değildir. Fakat meyvecilikte ileri durumdadır. Bor, Merkez ilçe, Çamardı ve Kemerhisar’da geniş elma bahçeleri vardır. Misket elması meşhurdur.

Bağcılık da önemli yer tutar. İç Anadolu’da üzüm yetiştirmede en önde gelen illerdendir. Gübreleme, sulama, modern tarım araçlarının kullanılması ve ilaçlama hızla artmaktadır. Her çeşit üründe verim seneden seneye artmaktadır.

Hayvancılık: Küçükbaş hayvancılığı önemlidir. Büyükbaş hayvan sayısı da artmaktadır.

Ormancılık: Niğde ilinde orman varlığı çok azdır. Orman ve fundalıklar il topraklarının % 3’ünü kaplar. En çok rastlanan ağaç türü kayın, meşe, çam, dışbudak ve köknardır. Daha çok Aladağların eteklerinde olan ormanlar 2400 hektar araziyi kaplar. Senede 4 bin m 3 sanayi odunu ile 5 bin ster yakacak odun elde edilir.

Madencilik: Niğde ili maden bakımından oldukça zengin sayılır. Başlıca maden rezervleri demir, çinko, kurşun, civa, volfram, bakır, kükürt, gümüş, altın, antimon, kaolin ve alçıtaşıdır. Fakat işletilen maden yatakları demir, çinko, antimon, kaolin ve alçıtaşıdır. azot Sanayi A.Ş. Ulukışla’daki alçıtaşını işletir. Senede yaklaşık 100 bin ton alçıtaşı çıkarılmaktadır.

Sanayi: Niğde ilinde sanayi 1980 senesinden sonra ve bilhassa son senelerde gelişmeye başlamıştır. 1964’te 10 kişiden fazla işçi çalıştıran sanayi işyeri 3 iken, günümüzde bu sayı 50’yi aşmıştır. Başlıca sanayi kuruluşları; çimento fabrikası, Bor Şeker Fabrikası, un fabrikaları, peynir-tereyağ fabrikası, Niğde Meyvesuyu ve Gıda Sanayii A.Ş., beton direk fabrikası, biriket-tuğla fabrikaları, Ulukışla Alçıtaşı İşletmesi, otomobil yedek parça (rotbaşı, rotel ve rot çubuğu) imal eden fabrika ve Birko Halı Fabrikası.

Ulaşım: Niğde ili İç Anadolu ile Kuzey ve Batı Anadolu’yu güney ve doğuya bağlayan önemli demiryolu ve karayollarının kavşak noktasıdır. Ülkemizin dörtyanı ile ulaşım irtibatı vardır. Demiryolu bakımından, Batı Anadolu’yu doğu ve güney illerimize, Suriye ve Irak’a bağlayan demiryolunun üzerindedir. Konya-Adana demiryolu, Niğde’nin güneyinde kardeş Gediğinde ikiye ayrılır. Bir kol Adana’ya bir kol Kayseri’ye gider. Ulukışla-Bor-Niğde Kayseri’ye giden demiryolu üzerindedir. Ankara’yı Adana’ya bağlayan E-5 karayolu Ulukışla’dan geçer. Burada ikiye ayrılıp, biri İçel’e diğeri Niğde’ye gider.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Nüfus: 1990 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 305.861 olup, 97.286’sı il ve ilçe merkezlerinde,

208.575’i köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 6485 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 42’dir.

Örf ve adetleri: Niğde ve çevresi tarihin seyri içinde Hitit, Frigler, Persler, İskender İmparatorluğu, Selevkoslar, Roma, Bizans, Müslüman Araplar, tekrar Bizans ve bilahare Selçuklu, Eretnaoğulları, Karamanoğulları veOsmanlıların hakimiyeti altında kalmıştır. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra bu bölgeye Türklerin yerleşmesiyle diğer kültürler, örf ve adetler unutulmuş ve Türk-İslam kültürü hakim olmuştur. Selçuklu devrinde Niğde askeri üs ve kültür merkezi ve Anadolu’nun sayılı büyük şehirlerinden biri haline gelmiştir. Osmanlılarda Niğde’ye büyük hizmetler yapılmış ve çok önem verilmişse de iç isyanlar Niğde’nin gelişmesini önlemiştir. Örf ve adetlerde Selçuklu ve Karaman Türklerinin tesiri büyüktür.

Mahalli kıyafet: Kadınlar biri günlük ev elbisesi diğeri kişilik denen hususi günlerde giymek üzere bulundurdukları iki türlü elbise giyerler. Başlarına yazma örter, boyunlarına değirme alır, üzerlerine bindallı giyerler. Ayağa ise "kaloş kundura" giyilir.

Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi. Gövdeye yakasız mintan ve bunun üzerine cepken giyilirdi. Cepken kolsuzdur. Omuz başları kol gibi uzanır. Göğsü işlemelidir. Şalvarın cep ağızları ve yanları işlemelidir. Çoraplar yünden ve ayağa ise kaloş ayakkabı, yemeni veya çarık giyilirdi.

Mahalli oyunlar: Niğde ili halk oyunları ve halk türküleri bakımından da çok zengindir. Müzik; yumuşak, içli ve basittir. Niğde’de Halaya Alay denir ve en çok tutunan oyundur. Diğer oyunları ise; Çekin Alay Düzülsün. Hop Cilveli, Hop Dündarlı, Develi, Ansam, Hora, Tombili, Ufacık, Menberli ve Kanacaktır. Mahalli yemekler: Niğde tavası, saç kavurma, tandır ve çanak fasulyesi, mangır çorbası, oğma çorbası, pancar çorbası, erişte pilavı ve çorbası, tarhana çorbası, kuskus pilavı ve çorbası, üzüm baranası, kabak köftesi, kabak musakkası, ditme, tirit, söğürme, valu söğürme, tatlı havu, ayvan baranası, soğan yahnisi, ekkabağı, yoğurtlu çorba, mumbar dolması, papara, kaygana, aşure, burma tatlısı ve kaşık kayganası.

Eğitim: "Aydınlar İli" ismi verilen Niğde’de okulsuz köy yoktur. Okur-yazar nispeti % 90’a yakındır. İlde 27 anaokulu, 496 ilkokul, 97 ortaokul, 8 mesleki ve teknik ortaokul, 17 lise, 17 mesleki ve teknik lise vardır. Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesine bağlı Niğde Eğitim Yüksek Okulu ile Niğde Meslek Yüksek Okulu Niğde’dedir.

İlçeleri

Niğde’nin biri merkez olmak üzere altı ilçesi vardır.

Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 142.785 olup, 55.035’i ilçe merkezinde, 87.750’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 36, Yeşilgölcük bucağına bağlı 9 köyü vardır. Yüzölçümü 1751 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 81’dir. İlçe toprakları orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Güneydoğusunda Pozantı Dağı, kuzeybatısında Melendiz Dağı yer alır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri elma, fasulye, buğday, arpa, üzüm, patates ve soğandır. Misket elması meşhurdur. Türkiye’nin en iyi cins Dermason fasulyesi burada yetişir. İri taneli, yumuşak ve lezzetlidir. Hayvancılık gelişmiştir. En çok koyun beslenir. Hayvancılığa bağlı olarak sepicilik, dokumacılık, keçecilik, kundura yapımı, halıcılık geleneksel el san’atlarıdır. Un, iplik, dokuma ve meyve suyu fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Kızılcasu Vadisinin batısında düzlük bir alanda kurulmuştur. Kayseri’yi Adana’ya ve İçel’e bağlayan kara ve demiryolu ilçeden geçer. İlçe faal bir ticaret merkezidir. Elma bahçeleri ve bağları meşhurdur. Belediyesi cumhuriyetten önce kurulmuştur.

Altunhisar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 22.732 olup, 4199’u ilçe merkezinde, 18.533’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 5 köyü vardır. Yüzölçümü 581 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 39’dur. İlçe toprakları orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Kuzeydoğusunda Melendiz Dağı yer alır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri patates, tahıl, şekerpancarı ve elmadır. İlçe merkezi Melendiz Dağı eteklerinde kurulmuştur. Bor ilçesine bağlı bir bucak merkeziyken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Bor: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 53.133 olup, 24.556’sı ilçe merkezinde, 28.577’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 7, Kemerhisar bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 1354 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 39’dur. İlçe topraklarının büyük bölümü Obruk Platosunda yer alır. Doğu, kuzey ve güneydoğusu dağlıktır. Doğusu Aladağlar, kuzeyi ise Hasan ve Melendiz dağları ile çevrilidir. Başlıca akarsuyu Küçüköz Deresidir. Bor Ovası, Ereğli Ovasının devamıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri tahıl, nohut, patates, soğan, fasulye ve

şekerpancarıdır. Sebze ve meyvecilik yaygın olarak yapılır. Vadi boylarında meşhur Niğde elması yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Şeker fabrikası, yem ve tuğla-kiremit fabrikaları, dokuma ve metal eşya atölyeleri başlıca sanayi kuruluşlarıdır. Orduya ait bir araç-gereç fabrikası vardır. Köylerde halı ve keçe dokunur.

İlçe merkezi, Melendiz Dağlarının doğusunda yüksek bir tepenin güneydoğu yamaçlarında kurulmuştur. Ulukışla-Niğde-Kayseri demiryolu ilçeden geçer. Niğde’yi Ankara-Adana yoluna bağlayan karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 10 km mesafededir. Belediyesi 1890’da kurulmuştur.

Çamardı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.432 olup, 5179’u ilçe merkezinde, 16.253’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 1204 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 18’dir. İlçe toprakları dağlıktır. Orta Torosların uzantısı olan Aladağlar ilçe topraklarının tamamını kaplar. En yüksek noktası Demirkazık Tepesi olup 3756 metredir. Başlıca akarsuyu Ecemiş Çayıdır. İlçede düzlükler yok denecek kadar azdır.

Ekonomisi hayvancılığa dayanır. Tarım sınırlı ölçüde yapılır. Başlıca tarım ürünleri tahıl ve baklagillerdir. Meyvecilik yaygın olarak yapılır, en çok elma yetiştirilir. İlçe topraklarında demir, çinko, kurşunlu çinko, antimon yatakları vardır. Bu madenler özel ve kamu kuruluşları tarafından işletilir. İlçe merkezi, Demirkazık Tepesinin eteklerinde dar bir vadide kurulmuştur. İl merkezine 69 km mesafededir. Denizden yüksekliği 1250 metredir. Halk yazın havası çok güzel olan Üç Kapılı Yaylasına çıkar. Eski ismi Bereketli Maden’dir. 1948’de ilçe olan Çamardı’nın belediyesi 1927’de kurulmuştur.

Çiftlik: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 36.345 olup, 2772’si ilçe merkezinde, 33.573’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 11 köyü vardır. Yüzölçümü 919 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 40’tır. İlçe toprakları orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Güneyinde Melendiz Dağı, güneybatısında Hasan Dağı yer alır. Başlıca akarsuyu Beyazsu’dur.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri elma, fasulye, buğday, arpa, üzüm ve patatestir. Hayvancılık gelişmiştir. En çok koyun beslenir. Sepicilik, dokumacılık, keçecilik, halıcılık başlıca el sanatlarıdır. İlçe merkezi Beyazsu Deresi kıyısında kurulmuştur. Merkez ilçeye bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Ulukışla: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 29.434 olup, 5545’i ilçe merkezinde, 23.889’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 24, Çiftehan bucağına bağlı 12 köyü vardır. Yüzölçümü 1503 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 20’dir. İlçe toprakları dağlıktır. Güneyinde Bolkar Dağları, yer alır. Başlıca akarsuyu Çiftehan Çayıdır. Dağların yüksek kesimlerinde köknar, kızılçam, sedir ve karaçam ormanları vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, elma, arpa, patates, buğday, üzüm ve şekerpancarıdır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Tuğla ve kiremit fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında altın, gümüş, çinko, demir, jips ve kurşun-çinko yatakları vardır.

İlçe merkezi Çiftehan Çayı Vadisinde kurulmuştur. Eski ismi Şücaeddin idi. İlçe merkezi karayollarının kavşak noktası yakınındadır. Kayseri’den gelen karayolu Ankara-Adana yolu ile ilçenin 5 km doğusunda birleşir. İl merkezine 62 km mesafededir. Denizden yüksekliği 1426 metredir. Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur. Tarihi Eserler ve Turistik yerleri

Niğde ili tarihi eserleri ve tabii güzellikleri bakımından zengin iller arasında yer alır. Selçuklu devri Türk eserleri bakımından Konya, Kayseri ve Sivas’tan sonra gelir. Bakımsızlık yüzünden birçoğu yıkılmıştır. Alaaddin Camii: Birinci Alaaddin Keykubad zamanında Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başara tarafından 1233’te yaptırılmıştır. Selçuklu sanatının günümüze kadar en iyi korunmuş eserlerinden olup, mihrap ve minberi çok güzel bir sanat abidesidir. Niğde’nin en eski camisi olup mimar Sıddık bin Mahmud ve kardeşi Gazi yapmıştır. Sarı ve kül renkli kesme taştan yapılan caminin doğu kapısı son derece güzel geometrik motiflerle süslüdür. cami süslemeleri bakımından Selçuklu devrinin en kıymetli eserlerinden biridir. Damalı minaresi camiye ayrı bir güzellik katmaktadır.

Sungur Bey Camii ve Türbesi: Moğol asıllı Sungur Bey tarafından 1335’te yaptırılmıştır. On sekizinci asırda geçirdiği yangından sonra yeniden yapılmıştır. mimari özelliği ve taş işçiliği şahane olan caminin süslemeleri çok zengindir. İlk yapıldığında iki minareliydi. Caminin yanında Sungur Beye ait sekiz köşeli bir türbe vardır.

Paşa Camii: On beşinci asra ait Osmanlı eseridir. Ali Paşa tarafından yaptırılan camiyi oğlu Murad

Paşa genişletmiştir. 1909’da tamir gören caminin yanında türbe ve çeşme vardır.

Şah Mescidi: Sungur Bey Camii yakınında olup 1413’te yaptırılmıştır. Kare planlı bir camidir. Hanım Camii: Alaaddin Tepesinin doğusunda olup 1452’de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından tamir ettirildiği için Hanım Camii olarak bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.

Dış Camii: On altıncı asır Osmanlı eseridir. Tek kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı minber Sungur Bey Camiinden getirilmiştir.

Ulu Cami: Bor ilçesindedir. Karamanoğlu Alaaddin Bey tarafından 1410’da yaptırılmıştır. Cami dikdörtgen biçimindedir.

Ak Medrese: Karamanoğlu AlaaddinAli Bey tarafından 1409’da yaptırılmıştır. Adını kapısındaki beyaz mermerden alır. Selçuklu mimari tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali Bey Medresesi de denir. 1936’da restore edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü giriş kapısı çok güzeldir.

Hüdavend Hatun Kümbeti: Moğol İlhanlı valisi Sungur Bey zamanında, Dördüncü Kılıç Arslan’ın kızı Hüdavend Hatun tarafından 1312 senesinde yaptırılmıştır. Sekizgen planlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Doğusunda bulunan taçkapı yıldız geçmeler ve çeşitli motiflerle süslenmiştir. Gündoğdu Türbesi: Hüdavend Hatun Kümbetinin yanındadır. 1344’te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır. Kare planlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Türbenin kapısı geometrik, bitki ve örgü motiflerinden meydana gelen kuşaklarla çevrilidir.

Sungurbey Kütüphanesi: Emir-ül-ümera Seyfeddin Sungur Ağa tarafından 1335 senesinde yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

Eski Eserler:

Niğde Kalesi: Selçuklu Sultanı Birinci Alaaddin Keykubat yaptırmıştır. Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde onarım gördüğü kitabe ve motiflerden anlaşılmaktadır. En son Fatih devrinde İshak Paşanın emriyle tamir ettirilmiştir. Safevi ve Akkoyunlu tehlikesi sona erince kale tamir ettirilmemiştir. Bugün kale ve onu çevreleyen üç sıra halindeki surlardan pek azı kalmıştır.

Niğde Müzesi: 1976’da yapılmıştır. Antik Çağa ait eserlerle, Selçuk ve Osmanlı devrine ait 12 bin eser sergilenir. Akmedrese de müze olarak kullanılmaktadır.

Tyna Harabeleri: Bor ilçesinin Kemerhisar bucağı yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere ait ve M.Ö. 2000 yılında önemli bir merkez olan Tuvana şehrine aittir.

Güllüdağ Harabeleri: Niğde’nin 40 km kuzeyinde Bozköy ve Kömürcü köyleri arasında Güllüdağ’da bir Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km 2 dir ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8. asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır. Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.

Kaya Kilise ve Manastırlar: Roma ve Bizans devrinde Ihlara Vadisinde kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar olup, bazısı bir saatte gezilecek kadar büyüktür.

Su Kemerleri: Kemerhisar-Bahçeli kasabaları arasında Roma devrinden kalma su kemerleridir. Roma Havuzu: Bahçeli kasabasındadır. Etrafı mermerle çevrili Roma devrine ait bir havuzdur. Gümüşler Manastırı: Niğde’ye 8 km mesafede Gümüşler kasabasındadır. Roma devrinde yapılmıştır. Demirkazık Tepesi: Çok güzel manzaraları olan bu dağ yaz ve kış ayrı güzelliklere sahiptir. Kayakevinin bulunduğu bu dağ, kış sporlarına müsaittir. Dağcılık tesisleri ve alabalık üretme çiftliği vardır.

Hasan Dağı: Çok güzel manzaralı bir dağdır. Konik biçimde krater gölü vardır. Kış sporlarına müsaittir. Köşk: Bor ilçesinin Bahçeli köyü yakınında yeşillik ve sulak bir mesire yeridir. Keten Çimeni: Suyu bol, manzarası güzel ve yeşil bir yayladır.

Kaplıca ve İçmeler:

İl toprakları şifalı su kaynakları bakımından zengin bir bölgede yer alır. Başlıca kaplıcaları şunlardır. Kocapınar Suyu ve Çamuru: İl merkezine 2 km uzaklıkta Niğde-Bor yolu üzerindedir. Suyu mide, barsak ve romatizmal rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Tesisi yoktur.

Kemerhisar İçmesi: Bor ilçesine 10 km mesafede Kemerhisar köyü yakınındadır. Suyu içme olarak

mide, barsak, karaciğer ve böbrek hastalıklarında faydalıdır.

Çiftehan Kaplıcaları: Ulukışla ilçesine 35 km uzaklıkta Çiftehan köyünde olup, Ankara-Adana kara ve demiryolu üzerindedir. Konaklama tesisleri mevcuttur. Kaplıcanın suyu içme olarak, böbrek ve metabolizma bozukluğundan ileri gelen şişmanlık ve gut hastalığına, banyo ile romatizma, nefrit, nevralji, kadın ve cilt hastalıklarına, eklem kireçlenmesine, bazı bel fıtıkları ile siyatik ağrılarına, kalça ve eklem kireçlenmelerine iyi gelmektedir.

--Reklam--